2018’in En Başarılı 3 Takımı

Malum 2018’i bitirip 2019’a girmemize sayılı günler kaldı. 2018’i sezonun en iyi 3 takımını seçmeden kapatmak olmaz. İşte bu yılın en başarılı, en iyi iş çıkaran 3 takımı:

1-) GALATASARAY FUTBOL TAKIMI

2017-2018 Spor Toto Süper Lig sezonunu 75 puanla birinci sırada bitiren Galatasaray 21. şampiyonluğunu elde etti ve sezonun en başarılı takımlarından birisi oldu. Sarı kırmızılılar özellikle ligin ikinci yarısında Fatih Terim’in başa gelmesiyle çok iyi bir performans ortaya koydu ve ligi zirvede tamamladı.

ggg

2-) BEŞİKTAŞ FUTBOL TAKIMI

Beşiktaş her ne kadar 2017-2018 sezonunda ligde hayal kırıklığı yaşasa da Şampiyonlar Liginde elde edilen sonuçlarla yılın takımlarından biri olmayı başardı. Siyah beyazlılar, devler arenasında çıktığı 6 grup maçında 14 puan alarak Türkiye rekoru kırdı ve grubunu namağlup şekilde lider olarak bitirdi. Beşiktaş’ın bu tarihi başarısı ve elde ettiği rekor 2018’in unutulmaz takımlarından birisi olmasını sağladı.

cenk

3-) FENERBAHÇE BASKETBOL TAKIMI

Fenerbahçe Basketbol Takımı her sezon tekrarladığı başarılarını bu yıl da sürdürdü. Sarı lacivertliler Türkiye Basketbol Liginde şampiyon olurken, Euroleague’de de final oynama başarısını gösterdi. Fenerbahçe ayrıca Euroleague’de ve Türkiye Liginde bu sezon oynadığı hiçbir maçtan mağlubiyetle ayrılmadı. Sarı lacivertliler bu başarılarla birlikte sezonun en unutulmaz takımlarından birisi olmayı başardı.

sdsaddas

Reklamlar

3 Büyük Çöküş

Spor Toto Süper Lig’de daha önceki yıllarda görmediğimiz bir tabloyla karşı karşıyayız. Ligde 17 hafta sonunda 3 büyükler olarak tabir ettiğimiz Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray hiçbir sezonda bu yılki kadar puan kaybı yaşamadılar. Üç takımın birlikte bu kadar  kötü gittiği, taraftarlarını bu derece hayal kırıklığına uğrattığı bir sezon hatırlamıyorum.

Çaykur Rizespor - Fenerbahçe

Beşiktaş’tan başlayacak olursak; siyah beyazlılar ligde 17 hafta sonunda toplayabileceği 51 puandan yalnızca 26 puan alabildi ve ligde 6.sıraya kadar geriledi. Ayrıca son 3 sezonda hem ligde hem Şampiyonlar Liginde büyük başarılar yaşayan Beşiktaş, bu sezon UEFA Avrupa Ligine grup aşamasında veda etmek zorunda kaldı. Siyah beyazlılar, lider Medipol Başakşehir’den de ilk yarı sonunda 9 puan fark yedi.

Fenerbahçe ise gelmiş geçmiş en kötü sezonunu yaşıyor. Ali Koç’un Haziran ayında başkanlığa gelmesi taraftarlarda büyük heyecan yaratmıştı ancak işler istenildiği gibi gitmedi. Sarı lacivertliler ligde 16 hafta sonunda 15 puan alabildi. Bu felaket tablonun yanı sıra Fenerbahçe ligde 17.sırada ve küme düşme hattında bulunuyor. Ayrıca daha Aralık ayı olmasına rağmen kulüpte 2 kez teknik direktör değişikliği yaşandı. Sezon başında yapılan transferlerin ise büyük fiyasko olduğu görüldü.

vvv

Galatasaray da bu iki takıma nazaran kadro kalitesi olarak daha üst seviyede olmasına rağmen hedeflediği seviyeye ulaşamadı. Özellikle yaşanan sık sakatlıklar, Fenerbahçe derbisi sonrası alınan cezalar ve sezon başı istenilen transferlerin yapılamaması sarı kırmızılıların 16 hafta sonunda 26 puanda kalmasına neden oldu. Cim Bom, Şampiyonlar Liginde de 4 puan alarak 3. oldu ve yoluna UEFA Avrupa Liginde devam etme şansı yakaladı. Sene başındaki hedefse nispeten kendi seviyesinde olan rakiplerini geçerek yola Şampiyonlar Liginde devam etmekti.

3 büyükler, sezonun ilk yarısı bittiğinde (Galatasaray ve Fenerbahçe’nin 1 maçı eksik) toplamda sadece 67 puan alabildiler. Bu sayı muhtelemen 60 yılı aşmış Türkiye Liginde bir devrede aldıkları en düşük puan. Puan tablosunun yanı sıra 3 büyüklerin ekonomik anlamda da ciddi sıkıntılar yaşadıkları bir sezon oluyor. Bunun haricinde yabancı sınırının serbestliği ligdeki diğer takımların birçok iyi futbolcu getirmesine olanak sağladı. E tabi bu durum devlerle aralarındaki farkın kapanmasına neden oldu. Keza ligimizde bu yıl devreye giren Video Asistan Hakemin varlığı da adaletin artık forma fark etmeksizin verilmesine imkan sundu. Bütün bunlar olunca Beşiktaş’ı 6. sırada, Galatasaray’ı 5. sırada, Fenerbahçe’yi ise 17.sırada görmüş olduk.

nn

Başakşehir, Kasımpaşa, Yeni Malatyaspor, Antalyaspor gibi takımların ligin zirvesinde yer aldıklarına şahit oluyoruz. Lig tarihinde görmeye pek alışık olmadığımız bir tablo bu. Gerçekten de son zamanların en ilginç sezonlarından birini yaşıyoruz. Bakalım sezon sonunda nasıl bir tabloyla karşılaşacağız. Kim bilir belkide Başakşehir’i şampiyon, Kasımpaşa’yı ikinci, Yeni Malatyaspor’u da üçüncü sırada görürüz. Son olarak; Anadolu’nun 3 büyüklere bu denli bir ders vermesinin zamanı çoktan gelmişti…

Sosyal Medya Zehirlenmesi Geçiren Ryan Babel!

Dünyayı değiştiren ve geliştiren dijital iletişim teknolojisi her alanda olduğu gibi futbola da büyük etki etti. Eskiden futbolcular sadece bir gazeteye veya televizyona röportaj verebiliyorlardı. Şimdi ise birer Youtuber dahi olabiliyorlar. Sosyal medyayı Türkiye’de en iyi kullanan futbolculardan birisi de Beşiktaşlı Ryan Babel… Belkide bu konuda dünyada da ilk 10’a girebilir kendisi.

babel 2

Ancak Babel sosyal medya işinin birazcık suyunu çıkardı. İlk başlarda Beşiktaş’ın maç öncesi ve sonrası oyuncuların yaptığı aktiviteleri çeken ve bunu takipçileriyle paylaşan Hollandalı futbolcunun videoları çoğu futbolsever tarafından ilgi çekici bulundu ve beğeni topladı. Gerçekten de Türkiye’de herhangi bir futbolcunun sosyal medyaya bu kadar önem verip Vlog çektiğine şahit olmamıştık.

Babel’in çektiği videolar ‘acaba takım içinde maç öncesi ve sonrası neler yaşanıyor’ diye merak edenler için de çok ilgi çekiciydi. Videolar için profesyonel bir ekip kuran Babel  bu işe ciddi emek verip önemsiyordu. Ancak Beşiktaş ile yaşadığı zam krizi sosyal medyada tepetaklak aşağıya doğru gitmesine neden oldu. Hollandalı yıldız sosyal medyada bir taraftarın “Başka nerede Beşiktaş’tan aldığın parayı kazanacaksın, sen Kasımpaşa’nın eski futbolcususun. Beşiktaş’tan 2.5 milyon euro kazanıyorsun ama bu parayı beğenmiyorsun. Git başka takımda 200 bin euro’ya oyna” sözlerinin ardından bu yorumu yazan kişiye ağır küfürler etti.

Daha sonra Beşiktaş Kulübü Babel’den sosyal medya hesaplarını kapatmasını istedi ve para cezası verdi. Sosyal medya tabii ki de günümüzde büyük önem taşıyor. Ancak böyle durumların da yaşanabildiğini görmüş olduk.

Ryan babel

Youtube’da sadece Beşiktaşlıların değil  tüm futbolseverlerin  ilgisini çekecek kalitede ve ilginçlikte içerik üreten Hollandalı oyuncu bu olaydan bir süre sonra yeniden sosyal medya hesaplarını açtı. Tam da doğum gününe bir gün kala! Babel’in sosyal medyayı çok aktif kullandığını defalarca söyledik. Ancak doğum gününe 1 gün kala sosyal medyaya dönmesi ve aşağıda izleyeceğiniz videoyu yayınlaması Twitter’da o günün en çok konuşulan konulardan birisi oldu.

Belkide günümüz teknolojisinin geldiği noktayı tam olarak özetleyen, çok çok ilginç bir videoydu. Elbette profesyonel bir sporcunun sosyal medyayı, eleştirileri ve yorumları bu kadar takması ne kadar doğru bilinmez. Hatta sosyal medyaya bu kadar takılı kalması, adeta sosyal medya zehirlenmesi geçirmesi kendisini sahada ne kadar olumsuz etkiler o da bilinmez. Ancak Babel’in bu işten vazgeçmeyeceği bir kez daha belli oldu. İşte siyah beyazlı yıldız futbolcunun, spor yorumcuları tarafından kendisine yönelik yapılan eleştirilere doğum günü mesajıyla verdiği müthiş cevap…

Cedi ve Furkan’ın NBA’deki Rolü

NBA’de hafta sonu Türk basketbolseverlerin göğsünü kabartan bir karşılaşma oynandı. Cedi Osman’lı Cleveland, Furkan Korkmaz’lı Philadelphia ile karşılaştı. İki genç oyuncumuzun NBA’de takımlarındaki rollerini arttırmış olmaları ve kendilerini kabul ettirmiş olmaları sevindirici bir durum.

two cedi

Tabii bunun devamlılık sağlaması gerekiyor. Çünkü Furkan da Cedi de ne kadar yetenekli oyuncular olsalar da NBA arenasında bugün var olan yerlerini bir anda kaybedebilirler. Her zamankinden çok daha fazla çalışıp, her gün bir kez daha kendilerini kanıtlamaları gerekiyor. Efsaneler; Ersan, Hidayet, Mehmet Okur gibi onlar da  NBA’de ayak izlerini bırakabilirler. Ben inanıyorum, ancak yine de sıkı çalışmayı bırakmamaları gerekiyor.

Hafta sonundaki maça dönecek olursak, Furkan Korkmaz’ın takımı olan Philadelphia, Cleveland karşısında sahadan 128-105 galip ayrıldı. Maçta Cedi Osman 35 dakika süre alıp 18 sayı 4 ribaund ve 1 asist kaydetti. Furkan ise 22 dakikada 3 sayı 6 ribaund 2 asist ve 1 blokla oynadı. İki genç yıldızımızın da aldığı süreler gayet iyi. Aynı zamanda geçen 2 aylık dilimde özellikle Cedi’nin, takımında önemli sorumluluk alarak katkı verdiğini görüyoruz. Furkan Korkmaz da takımında yaşanan sakatlıklar sonrası iyi dakikalar alarak kendini ispatlamaya çalışıyor.

cedi

Umarım bu iki oyuncumuz ilerleyen günlerde NBA’de adından daha fazla söz ettirir. Zaten Cedi, LeBron James ile olan diyaloğu (takımdan ayrılsa da) ve takımdaki rolü itibariyle Cleveland taraftarlarının göz bebeği konumunda. Neden bu iki isim de Ersan, Hidayet ve Mehmet Okur gibi parlak bir kariyere sahip olmasın diye düşünüyor insan….

Çare Ozan Kabak, Güven Yalçın, Barış Alıcı…

Spor Toto Süper Lig’de bu sezon özellikle büyük kulüpler gerek mecburiyetten gerekse artık başka çıkış noktaları kalmadığından genç oyunculara forma şansı vermeye başladı. Aslında eğrisi doğrusuna denk geldi de diyebiliriz. Beşiktaş’ta Dorukhan Toköz, Güven Yalçın, Galatasaray’da Ozan Kabak, Yunus Akgün, Fenerbahçe’de Elif Elmas, Barış Alıcı, Trabzonspor’da Hüseyin Türkmen, Uğurcan Çakır, Bursaspor’da Okan Kocuk, Umut Meraş gibi genç isimler önemli dakikalar almaya başladı. Ayrıca Trabzonspor’da Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür gibi genç futbolcular 2 senedir devamlı forma giyiyor.

dor

Türk Futbolunda hocaların, yöneticilerin yapamadığını Euro ve Doların yaptığını söyleyebiliriz. Çünkü futbolumuzda bu sezona kadar büyük takımların risk almamak adına genç futbolculara şans vermediğini şahit olduk.  Ancak bu yıl durum farklı. Gerek ülkede yaşanan mali krizin kulüplere olan etkisi, gerek yabancı futbolcuların disiplinsiz tavırları kulüpleri genç oyunculara şans tanımaya yönlendirdi. Böylelikle 5 büyük kulüpte yaş ortalaması 22 olan 2-3 oyuncu sürekli oynamaya başladı. Süre alan oyuncuların gayet iyi performans gösterdiği ve hiç de yabana atılmaması gereken gençler olduğu fikri futbol kamuoyunda hakim oldu. Hatta Ozan Kabak, Dorukhan Toköz gibi isimler öyle iyi performans ortaya koydu ki şimdiden birçok Avrupa devinin transfer listesine girmeyi başardı. Beşiktaş’ta oyuncuların disiplinsiz davranışları, kadrodaki kalite eksikliği ve form düşüklüğü yaşayan oyucuların olması da Dorukhan ve Güven gibi gençlerin forma almasındaki önemli nedenlerden. Keza Galatasaray’da stoper bölgesindeki eksiklik Ozan Kabak’ın Şampiyonlar Liginde devamlı süre almasına yol açtı.

el

En son örnek olarak vereceğimiz maç ise bu hafta oynanan Beşiktaş – Galatasaray derbisiydi. Derbide Dorukhan, Güven ve Ozan Kabak gibi isimler maça ilk 11 başladı. Özellikle Dorukhan ve Ozan çok iyi maç çıkarttı. Hatta Dorukhan Toköz seyirciler tarafından maçın futbolcusu seçildi.

Şu anda önemli süreler alan bu genç oyuncuların çok değil birkaç sene içerisinde Milli Takıma da önemli katkılar sağlayacağı ve ay yıldızlı formanın değişilmez isimleri olacağı net şekilde gözüküyor. Keşke her sene aynı bu yılki gibi genç oyunculara şans verilip, önleri açılsa. İşte o zaman takımlarımız Avrupa’ya oyuncu ihraç etmeye ve iyi paralar kazanıp ekonomilerini düzeltmeye başlarlar. Yeter ki gençlere güvenelim….

yy

Teşekkürler “El Nano”

Formula 1 efsanesi Fernando Alonso 2 hafta önce yapılan Abu Dabi yarışıyla birlikte kariyerini noktaladı. Tamı tamına 311 Grand Prix’e çıkan El Nano lakaplı efsane sürücü 17 yıllık yarış kariyerini sonlandırarak pistlere veda etti. 2001’de Minari takımıyla başlayan süreç 2018’in Kasım ayında McLaren ile sona erdi. Alonso 2005’te henüz 24 yaşında olmasına rağmen Michael Schumacher gibi bir efsanesinin 5 yıllık egemenliğine son vererek adından söz ettirmeyi başarmıştı.

ff

“El Nano” yani “cüce” lakaplı sürücü 2005 ve 2006 yılları dışında şampiyonluk yaşayamamış olsa da Formula 1’in gelmiş geçmiş en büyük efsanelerinden birisi oldu. Alonso 17 yıllık kariyerine 2 şampiyonluk 32 galibiyet ve 22 pol poziyonu sığdırdı. İspanyol pilotun kariyerinde şanssızlıklar, hatalar ve yanlış tercihler olmasa belkide çok daha fazla şampiyonluk sayısından bahsediyor olacaktık. Alonso, tam yükselme çağına girdiği dönemde ortaya Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel gerçeği çıkmıştı. Özellikle Vettel’li Red Bull takımı müthiş bir çıkış yakalayarak durdurulamaz olmuştu.

2005’te Renault ile kazandığı şampiyonluk sonrası transfer olduğu McLaren ve Ferrari takımlarında aradığını bulamadı. Ancak tüm bunlara rağmen F1 yorumcularının ortak görüşü Alonso’nun gelmiş geçmiş en yetenekli sürücü olduğu yönündeydi. Ne yazık ki bu yetenekteki bir efsane özellikle son 3-4 senede podyumun yakınına dahi yaklaşamaz olmuştu. Alonso’nun kariyerini sonlandırmasında bu durumun payı çok büyük. İspanyol pilotun kariyerinin inişe geçmesinin temel nedenlerinden birisi de yarıştığı takımlardaki araçların rakiplerine göre her zaman daha yavaş kalmasıydı. Elbette atlattığı kazaların El Nano’nun hevesini kırdığı ve emekliliğe yaklaştırdığı da bir gerçek. Tüm bunlar birleşince Fernando sıradan olmayı içine sindiremedi. Vettel, Hamilton ve daha nice arkadan gelen sürücü onu geçmeyi başarmıştı.

Motor Racing - Formula One World Championship - Brazilian Grand Prix - Qualifying Day - Sao Paulo, Brazil

Her şeye rağmen “El Nano” Formula 1’e, sürücülere ve izleyenlere çok şey kattı. Onu izlemek kadar keyifli bir şey yoktu. F1 için en az Michael Schumacher kadar önemli bir isimdi. Yaşattıkların için teşekkürler efsane, teşekkürler “El Nano”…

 

Hukukçu golcü Umut Nayir

Futbolcular için hem okumak hem de spor yapmak zor derler. Birçok genç sporcu eğitim hayatı ve spor kariyeri arasında seçim yapmak zorundadır. Ancak Umut Nayir bu düşünceyi kırarak belki de çoğu futbolcuya örnek oldu. Ankara Hukuk Fakültesi öğrencisi olan Umut Nayir hem eğitim hem de futbol kariyerini bir arada götürerek kendi hikayesini oluşturmuş durumda.

DjNg49HWwAAxLSj

25 Yaşındaki futbolcunun futbol kariyeri de ilginç başarılarla dolu. Futbola lise yıllarında başlayıp Beşiktaş’a ve Süper Lig’e kadar uzanan bir başarı öyküsünden bahsediyoruz. Umut, ne okuldaki eğitiminden ne de futbol aşkından vazgeçmedi. Göztepe ile birlikte TFF 1.ligde çıkış yakalayan golcü oyuncu takımının Süper Lig’e çıkmasında büyük rol oynadı. Geçen yıl yine TFF 1.lig ekiplerinden Ankaragücü ile anlaşan 1.91 boyundaki santrfor, attığı gollerle sarı lacivertli takımın Süper Lig’e yükselmesinde de başrol oynadı. Geçen sene futbol kamuoyunun ve büyük takımların dikkatini çekmeyi başaran Umut Nayir sezon başında Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’tan daha fazla gelişmesi için Bursaspor’a kiralanan Umut gollerine bu sezon da devam ediyor. En büyük hayalinin Milli Takım forması giymek olduğunu söyleyen genç futbolcu geldiği nokta itibariyle hem okunup hem de futbol oynanabileceğini tüm Türkiye’ye gösterdi.